“Nefes mi dayanır bu kadar dalgaya Jonathan. Hani biz sıradan olmayacaktık ?”

Hayat yapanlar ve seyredenlerden oluşur. Seyredenler aslında yapılan fiillerden en çok etkilenen taraftır. Şimdi söyle bana, Sen kaçıncı dalgadansın?

Aksiyon alanlar hareket edip hayatlarına devam ederken seyredenler hep bir mahcup ve hep bir mazeret sahibi. Yapamamcılar, başaramamcılar, bende o enerji yokcular ve daha niceleri bu topluluğun bir parçasıdır. Peki ya Olric, sen söyle şimdi biz kimin nesiyiz ?

“Tarih sadece başaranları yazar.” İşte bu söz tamamen yalandır zannımca. Tarih en sonda asıl seyredenleri yazacak. Hiçbir şey yapmadan seyredenleri.

Sözüm sanadır 2.Dalgalananların en başında ki. Bırak dalgalanmayı ve aksiyonunu al. Hayat devam ediyor. Ve sen her akan dakikayı kaçırıyorsun. Her kaçırdığın dakika ise geleceğinden zaman çalıyor.

Sözün özü şudur ki; hareket edenler ölmez.

Toplumun büyük çoğunluğu orta yaşlarından itibaren keşkeler kullanarak yaşar ve ölür. Sorun şu ki yaşarlarken ölüdürler. Birinin onlara bunu söylemesi gerek.

Yaşarken öleceğini bile bile bir yol seçmek ise düpedüz intihardır. Nedendir senin bu intihara meyilin?

Acınası, zavallı, ah vah ile dolu bir hayat mı? Hayır. Ben devinimden yanayım.

Seyret bulutları hoyratça. Hoyratça selamlasın seni arzu ettiğin gelecek. O elbet buradadır, burada değilse de seninle hareket edecek. Kimse sormaz sana yarının nasıl diye? Sebepsizdir tüm nedenler. Seyretmeye devam etme. Karşı çık ve haykır. Etme kendine yarınlarını tümsek.

Atılan her adım ölmemek içindir. Alınan her nefes ölmemek için. Ölmek ise gömülmekten ibaret midir sence?