“Herkes peşi sıra birbirini izliyor. Arkada olanlar önde gidenleri… Nereye kadar azizim? Anlaşılamayan şey nedir?”
Sen olmak mı istersin? Başkalarının izlerini yüreğinde hissetmeden ve alabildiğince özgür bir Sen. Başkası olmayan, ötekinden korkmayan…
Hayat mağaralarımıza yansıyan bir ışıktan bizlere kalandır. Bizlerin yorumlayabildiği ve anlayabildiği kadardır. Peki nedir Anlaşılamayan ?
Sen olarak yaratıldığın bu kainatta başkası olarak yoluna devam etmeye seni iten her şey Anlaşılamayan’dır. Sen anlamsın ve sensizlik Anlaşılamayan’dır.
Bir diğer taraftan ise bizler yaşadığımız hayatın, soluduğumuz nefesin, içimize tesir eden duyguların ne kadarını anlayabiliyoruz? Bir simulasyon gibi geliyor hayat bizlere. Sadece üzerimize kodlanılmış görevleri yerine getiriyoruz en monoton şekilde. Sorgulamadan yaşıyoruz. Anlamıyoruz ve dahada kötüsü anlaşılamıyoruz.
Herkes bir şekilde nakşetmeli içindekini tabloya. Ötekinden korkmadan. . .