“Nefes seanslarının tekrardan başladığı şu dakikalarda ruhuna söylemek istediğin bir şey var mı ? Hadi haykır ona çaresizce.”

Başlayan her şey biter. Doğan büyür ve ölür. Gelen geldiği gibi geçer. Fizik kurallarından mı bahsediyoruz yoksa kuralsızlık mı bu hayatlarımızda ki?

Hep konfor alanlarından bahsedilirdi günün birinde. İnsanlar alabildiğince özgürleşmek isterdi. Özgürleşmenin gayesi yaşamak ve yaşıyor gibi hissetmekti. Sınırları silmek ve sonsuz planları sonsuza dek planlamak takdir görürdü. Çünkü yaşıyor gibi hissettirirdi ölümlülere. Yaşamak özgürlüktü ve özgürleşenler yaşardı.

Yaşamak için esareti seçtiler. Hayatta kalabilmek ve daha az kayıp vermek için. Esaret yaşar gibi hissettirdi. Yaşayanlar esarette buldu yaşamı ve sonsuz plansızlık hüküm sürdü derin mabetlerde. Esaret yaşamak için son elde kalandı. Esaret kontroldü ve kontrol yaşattı herkesi.

Artık başlayan bitmiyor ve doğan büyümüyordu belkide. Gelen geçmiyor ve kural tanımıyordu Fizik. Kaos muydu peki ?

Esaretti özgürlüğün adı. Bu dakikalarda geçecek. Geriye kalan tek şey ruhunda bıraktığı tecrübe olacak.

Her şey geçtiğinde kararını vereceksin, Esaret mi özgürlük yoksa Özgürlüğün kendisi mi bir esaretti ?