“Arkada çalan tınıya kulak veriyordu. Kalem biraz gergin kağıt ise hoyratçaydı. Bir parça nefesti tüm gereken. Ve bir parça denge gerekliydi.”
Öyle bir kavram ki buraya onbinlerce örnek sıralanabilir. Denge nedir?
En kısa tabirle az ile çok’un bir arada olabilmesidir. Seni sıcağa mahkum etmeyecek soğuk ve soğuğa aşık ettirmeyecek sıcaktır. Çok sıkmadan ve hafifçe gevşetmeden tutmak ve sarılmaktır.
Bir parça Sen’in olması ve sensizliğin olmamasıdır. Çünkü bütün masallar Sen ile başlar ve Sen ile biter. Evrenin merkezi gibi birşeysin.
Hayat tamamen bir denge oyunudur. Ne düşüncelere dalarak aksiyondan uzaklaşmalı ne de aksiyonlar içinde boğularak hayallerini ıskalamalısın.
“Ne az olan ne de çok olan.”
Biz nefese muhtaç olanlar hep radikal eğilimlerdeyiz. Bir şeyde aşırılara ulaşmak radikaldir ve bu oyunun kurallarına aykırıdır. Oyunun kurallarına uymazsan oyunun dışına itilirsin. Bununda adı İçsel Yalnızlık olsa gerek.
Sen sen ol ve sakın dengeyi bırakma. Ve sakın düşünmeyen ile birlikte nefes alma.