“Şu’culardan olma sakın ha Ey Oğul. Usul usul nefes al nefes ver. Suya Sabuna dokunmayasın. İşe git İşten gel yat uyu.”

İyi uykular ey zehir nesil. Nelere kadir olabilecekken uyudun usul usul. Suya sabuna karışmadın ve hep başkası olarak yaşadın. Sahi düşündün mü sen aslında kimsin ?

Kişi, kendini eleştirebildiği kadarıyla başarıya ulaşır ( Denetlebilirlik ) . Çünkü eleştirdikçe yanılgılarından kurtulur ve şeffaflaşır. Bu şeffaflıkta ileriye yönelik atılmış en ciddi adımlarından biri olacaktır. Şeffaf olan kişi genel anlamda Özgüven sahibidir. Her hareketini eleştirebilir ve sorgulayabilir. Aslında birazcık durum şu ki ; İnsanlar Devletlere çok benzemektedir.

Peki ya Devlet gibi düşünürse insan ne olur ? Yaşamını olumlu yönde değiştirebilir mi ? Geliştirebilir mi ?

Düşünsene senin bir istihbarat ağın var? Savunma mekanizmaların Savunma bakanlığı gibi çalışıyor. Ekonomi yönetimini uzun soluklu planlar ile yapıyorsun ve dış ilişkilerinde mutluluk için bazen tavizler veriyor bazen tavizler talep ediyorsun. İbn-i Haldun’un gözünden 22. yüzyıla bakış olabilir mi acaba ?

Devlet-i İnsan üst perdeden düşünen ve rekabet ortamı artmış Dünya safarisinin ortasında denge politikası güderek bir taraftan vahşileşmekte olan fakat insanlığıda terazinin diğer tarafında tutan olacaktır. Adalet tam anlamıyla yaşamayacaksa dahi ölmeyecek. Bu belkide Devlet-i Vicdanın huzurlarda yaşması için B planıdır. :)

Sosyal bilimlerin meselelere yaklaşımı nedir ? Hangi amacı edinir ? Anlamak. . . Peki ya mutlu etmek nerede Üstad ? Mutlu olamayan beni anlaman seni homojen yapıda olmayan bir sıvıyı incelemenden farksızdır.

Çözüm Devletleştirilmiş insan olabilir mi acaba ? Beni yadırgama ey düşünceleri güzel ve özel. Robotlaştıranlardan daha ehil olacağına eminim.

“ Ben, Robot “ ‘u kaleme aldı ya Isaac Asimov, belki “ Ben, Devlet” gereklidir.

“Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet Gibi,
Olmaya Devlet Cihanda bir Nefes Sıhhat gibi. “