“Getirilerinin götürülerini karşılayabildiği bir hayat sürdü isen Şükret. Sana o Nefesi sunana Hamd edesin evlat.”

Duygularımı kalbimin romantik kalıplarında erittim ve kalıp haline getirdim. Eridikçe realistikleştim. Realistlik ise daha da eritti tüm buzları. Artık Sıfır Noktasındayım. Bir Nefesim ve yarım kalmış bir idealim ile.

İdeal nedir ? Kimdir ideal olan ? Nedir İdeal hedef ? İdealleşemeyenler kimdir ? Sen Ben O . . . Üç kişi olur orada hep. İnanmayanlar, Anlamayanlar ve Anlatamayanlar.

İdeal edindiğim bu hayata dair değil. Aslında çekirdeğini yine bu Hayat oluşturuyor fakat maalesef oyunun kuralı bu. Ben yazmadım , sadece geriye kalan milyarlar gibi emredilenin peşinde biat içerisindeyim.

Sıfır Noktası vadedilendir. Vaadi gören için. Büyük bir Vadi’dir. Herkesin girebildiği fakat sadece inananların bulunduğu. Neye İnanıyorsun ? Hiç düşündün mü ?

¨Bir kaç satır kelamımız kaldı geriye. Onu da bağrımız yanmadan yazıverelim.¨